Yeni INSTAGRAM adresimiz instagram.com/fosforluhanm !

İlk kez metroda..

Sponsorlu Bağlantı

İlk kez metroda gördüm seni.

Karşı tarafta tıpkı benim gibi metroya binecektin. İçim nasıl kaynamıştı bir bilsen… Sana belli etmeden diğer kapıya ilerledim aynı vagona binelim diye. Metro geldi, bindik. Yanyana oturamadık ama kalabalığın arasından seni görebileceğim bir yer buldum kendime. Durmadan seni izledim, başını kaldırıp bana bakmanı bekledim ancak bir türlü telefondan kaldırmadın başını. Benden bir durak önce indin, ben de arkadan baktım. İnanır mısın bilmem ama rüyamda gördüm seni bir kaç gece. Ne olduğunu ben bile anlamadım. Adını bilmiyordum, sesini bilmiyordum. Sadece bir saniyelik göz teması içimde kelebekleri uçuruyordu. Bir gün arkadaşlarla kafede otururken, yanımdaki sandalyeye oturdun. Herkese selam verdin, bana da. Beynimdeki damarlar şişmişti sanki. Arkadaşımın arkadaşı olduğunu anlamam yaklaşık beş dakikamı aldı. Fark ettin mi bilmiyorum ama, saatlerce seni izledim. Sesini duyuyordum, adını da biliyordum artık. Telefonun çaldı, kalkman gerektiğini söyledin. Herkese hoşça kalın derken, gözün bir anda bana kaydı. “Seni daha önce gördüm mü?” diye sordun kadifemsi sesinle. Ancak ben “Sanırım hayır.” diye karşılık verdim. Kaşlarını havaya kaldırıp tebessüm ettin ve sonra gittin yanımızdan. Kendime söz geçiremiyordum artık. Sürekli seni görmek istiyordum, her dakika seni istiyordum. Çevremdekiler sürekli “Sende bir haller var.” diyordu. Alışmıştım aynı şeyi duymaya. Evden hiç çıkmayan ben, şimdi sürekli arkadaşlarla kafeye gidiyordum belki bir daha gelirsin diye. Geldin de, sürekli aynı ortamda bulunmaya başladık. Ortak bir kaç yönümüz çıktı hatta, herkesten farklı konuşmaya başladık. Bunları anlatıyorum çünkü benim hiç unutmadığım şeyleri sende hatırla istiyorum. Her neyse, sonra iyice sohbet eder hale geldik. Çılgınlar gibi gülmeye başladım yanında, ha hatta belki hatırlarsın, bizim kızlar “Bizi şaşırtıyorsun, sen böyle biri değildin.” demişlerdi de, sen anlamayıp bana bakmıştın. Bende konuyu değiştirmek için, o heyecanla garsona ıslık çalıp, sonrada “İlk kez ıslık çaldım!” diye bağırmıştım.

Sponsorlu Bağlantı

Tüm masa bana gülerken, sen sadece tebessüm etmiştin ve bende kızaran yüzüm eski haline dönsün diye bira şişesini yanaklarıma bastırmıştım. Ne oldu, nasıl oldu bilmiyorum ama çok yakın olduk ve aşık oldum ben sana. Çok aşık oldum. İçip içip omzunda sızardım biliyorsun. Ama sızmazdım aslında, sızmış gibi yapardım. Bir keresinde yine başımı omzuna koymuşken, saçlarımla oynamıştın, sonra da öpmüştün başımdan. Bunu unutmamışsındır, biliyorum. Beni sevdiğini sandım ve en büyük hatayı burada yaptım. İkimiz başbaşa buluştuğumuzda, başka birini ne kadar çok sevdiğini anlattığında, içime akıttım gözyaşlarımı. Saatlerce onu anlattın bana, sırf hevesin kırılmasın diye içim kan ağlaya ağlaya seni dinledim. Sevgili oldunuz, en yakın arkadaşım diye tanıttın beni. 2 yıl 3 ay sevgili oldunuz ve ben senin en yakın arkadaşın olarak kaldım. Bazen benim yanımda öpüyordun onu, biliyor musun resmen dudaklarım acıyordu. Bir keresinde tıpkı benim gibi uyuyordu sağ omzunda ve sen saçlarıyla okşayıp başından öptün. Ağladığımı görme diye hemen dışarı kaçtım. Hatta “Neden çıktın?” diye sorduğunda terslemiştim seni, sende üstüme gelmemiştin bu yüzden. Kalbim acıdı, çok acıdı hemde. Sonra bir ara ayrıldınız. Çok kötüydün, hemen yanına geldim. Ağladın yanımda. Ben kimsenin yanında senin için ağlayamazken, sen benim yanımda onun için ağladın. Ne kadar da çaresizdin, bana sarılıp “Sevmiyor beni, ne yapacağım?” dedin. “Geçer.” dedim. Ancak geçmeyeceğini biliyordum, yalan söyledim.

Bir ümit inanırsın diye yalan söyledim. Çok kötüydün. En son çareyi kızla konuşmakta buldum. Kalbimin parçaları içimi her hareketimde kesse de, ben diye bir şey yoktu artık. Acılarımı boş verip, ona onu ne kadar çok sevdiğini, onsuz yapamadığını anlattım. Biliyor musun, o da çok seviyordu seni. Çok mutlu oldu duyduklarına, bana güveniyordu. Mutluluktan ağlamaya başladı karşımda, bende yaralarımın acısına dayanamayıp ağlamaya başladım. O, ikiniz adına mutlu olduğum için ağladığımı sanıp, “Merak etme, hiç üzmeyeceğim onu. Hiç bırakmayacağım.” dedi. Sözünde durdu, evleneceğiniz gün geldi çattı. Acımdan öleceğim yerde, en güzel giysilerimi giyip geldim yanınıza. “Evet!” derken heyecandan kekelediğini asla unutamayacağım. Dayanamıyordum artık. Başka şehire gitmek benim için en doğrusu olacaktı. Aşti’de “Sık sık gel, özletme kendini.” diye seslendin arkamdan. “Olur.” dedim ama “Dönmeyeceğim, bir daha asla gelmeyeceğim.” diyemedim. Yıllar geçti, koskoca 6 yıl devirdim aşkınla birlikte. 23 yaşıma bastım. Şimdi önümde rakım var, karşımda ise bana aşık bir adam. Seni biliyor, yazmam için o çok ısrar etti. “Ben sana aşık olduğumu söylemeden ölsem çok pişman olurdum.” dedi. Onun için yazıyorum. Bu mektubu okurken kendini nasıl çaresiz hissedeceğini biliyorum. Beni sevemediğin için çok çaresiz kalacaksın çünkü ne kadar zor olduğunu karşımdaki adamın gözlerine baktığımda anlıyorum. Umarım adımı kızınıza koyduğunuz için pişman olmazsınız ama merak etme, yıllar boyunca nasıl haber alamadıysan benden, şimdi de alamayacaksın. Yaşıyorum işte ben, hala ölmedim.

Aslında ölürdüm ama, sen ölsen ne kadar üzüleceğimi düşündüm her intihar girişimimde. Şimdi ne seni üzmek istiyorum, ne karşımdaki adamı. Yaşamaya devam edeceğim, yarım kaldım, sakat kaldım ama yaşayacağım. Sadece sizin için, ama en çok senin için.

Sponsorlu Bağlantı