Yeni INSTAGRAM adresimiz instagram.com/fosforluhanm !

Kafka ile Milena..

Sponsorlu Bağlantı

Yazılamamış Bir Roman; Kafka ile Milena!

Sponsorlu Bağlantı

“Yaşam yitirilmiş bir savaştır.” Franz Kafka. 

Düş kurduğunuz sürece yaşamınız size hiçbir zaman yeterli gelmeyecek eksikliğin ruhunu hep içinizde hissedeceksiniz. Daha fazlası varken azını kabul etmek aç ruhlarımızı asla doyuramadığı gibi insanın nankörlüğünü körükleyecektir. Unutulmamalı ki kalp her zaman eksikliğin hasretiyle yanıyor aslında. Bu zihnimize makul gelmemekle birlikte çoğunlukla gerçeği yansıtmakta . Aşık Veysel “Kavuşamayınca aşk olur” demiş. Niçin kavuşamadıklarına daha çok şiir yazmışlar? Ulaşılmaz daha kıymetli değil midir? Peki bu haksızlık mıdır?

Konumuz bu değildi ancak başka bir yazı tam da bu konu hakkında olacak.

Asıl konumuza gelelim zira Kafka’nın ruhu daralacak. Ondan bahsetmediğimiz her an arkamızdan sevgi sözcükleri çınlatacak nazik kulaklarımızı.

Kafka ile Milena

Takvimler 1919 sonbaharını gösteriyordu. Prag’da Kafka ile Milena tanışmışlardı. Oldukça karışık bir dönemde tanışmışlardı. Milena’dan bahsetmek gerekirse Prag’lı aristokrat bir ailenin kızıydı. Alman bir Yahudi’ye aşıktı ailesi buna ısrarla karşı çıkmasına rağmen Milena pek de oralı olmuyordu.  Babası tarafından bir sinir kliniğine kapatılmıştır ve eşi Ernst Polak ile aralarının pek de iyi olmadığı bir dönemde Almanca eserleri Çekçe’ye çevirmek amacıyla Kafka ile tanışmışlardır.  İki yıl boyunca aralarında bu basit konu münasebetiyle mektuplaşmışlardır. Aralarında çok basit bir sebepten dolayı meydana gelen bu ilişki daha sonra büyük bir aşka dönüşmüşse de aralarında ki mesafe biraraya gelmelerine mani olmuştur. Evet mutlaka içinizden bu mektupları okumuş olanlarınız vardır ve gayet tabi Kafka bir mektubunda Milena’ya “artık gelme”demektedir. Bu “gelme”sanıldığının aksine bir anlam taşır. Artık mektup yollama Milena demek istemiştir. Öyle ki hastalığının sorumlusu olarak da Milena’yı görür. Çift birbirlerini çok az görmelerine rağmen büyük bir aşk yaşamışlardır.

Milena’dan bu karşılıklı yazdıkları mektupları yakmasını istemiştir hatta vasiyetinde de bunu dile getirmesine rağmen yakın arkadaşı Max Brod bu isteği yerine getirmemiştir ve dolayısıyla mektuplar günümüze kadar ulaşmıştır. Malesef kavuşamamıştır Kafka ile Milena. Mektuplarda filizlenen bu aşk çoğu kez olduğu gibi vuslattan uzakta olmuştur. 

İşte birkaç mektup;

-Sevgili Bayan Milena’ya,
Size önce Prag’dan, ardından da Meran’dan yazdığım kısacık mektuplarıma kesinlikle cevap beklemiyordum

-Umduğum gibi karşılık yazmadınız da sevinmem gerek. Sessiz kaldığımız her gün iyi olduğumuzun işaretidir. bu yüzden sevinmem gerek ki, iyi olduğunuzu bildiğim için…

-Seni kaybetmekten o kadar çok korkuyorum ki Milena. Bazen düşünüyorum da eğer gerçekten insanlar mutluluktan ölebilselerdi benim çoktan ölmüş olmam gerekecekti…

-Alıntı

Sponsorlu Bağlantı